2010 - AS-DER yayınları

NEDEN PROFESYONEL ORDU?
 

Askerlik sistemi düşünülürken birinci öncelikli olarak Devletin dış tehditlere karşı güvenliği, ikinci öncelikli olarak da vatandaşların talepleri dikkate alınmalıdır.

PROFESYONEL ASKERLİK:

Profesyonel ordu, askerliği meslek olarak kendi istekleri ile seçmiş ve bir ücret karşılığı bu görevi üstlenmiş kişilerden oluşan ve diğer vatandaşlardan zorunlu askerlik yapması istenmeyen askerlik sisteminin adıdır.

 

Ülkemiz için ordumuzun bütünüyle profesyonelleşmesinin mahzurları:

Yukarıda sayılan sebepler, bazı çevreleri profesyonel askerlik sistemine geçilmesinin gerekli olduğu düşüncesine sevk etmektedir. Bu düşünce yaygınlaşarak, Ülkemizi profesyonel orduya doğru götürmektedir. Mesele tartışılırken aşağıdaki mahzur, maliyet ve değerlendirmeler de dikkatten uzak tutulmamalıdır.


a- Sefer Kadrosunun tamamını profesyonel yapmak mümkün değildir.(1,5-2 milyon)

b- Zorunlu askerlik olmaz ise seferde, sefer kadrolarının tamamlanması mümkün olamayacak veya seferberliğin ilanını müteakip, çok kısa süreli bir eğitim ile ihtiyaç karşılanmaya çalışılacaktır. Eğitimsiz birliklerle savaşın ihtiyaçlarını karşılamak mümkün değildir. Derleme-toparlama personelden oluşacak birliklerde, birlik ruhu da gelişmemiş olur. Dolayısıyla muharebe gücü zafiyete uğrar. Profesyonel ordularla emperyalist görevler yapılmıştır ama, vatan savunmasının yapıldığının örnekleri yoktur.

c- Silahlı Kuvvetlerde, yeteri kadar farklı statüde profesyonel personel zaten mevcuttur (subay- astsubay, kurmay olan-olmayan, subay-general, asker-sivil memur, uzman vb.) Bunlar arasında bile statü mücadelesi vardır. Ayrıca  artacak sözleşmeli uzmanlar, birlik içerisindeki kutuplaşmaları arttıracaktır.

d- Askerlik, özellikle, karacı muharip birliklerde, bedeni yeterlilik ister. Uzman kadrolar, yaşları ilerledikçe, yeniçeri ocağına döner. Ticaretle uğraşanından, bedenî yeteneğini kaybedenine kadar; ordu, görevini aksatan personel deposu haline gelir.

e- Askerlik hizmeti vatandaşlar için bir yükümlülük olmakla beraber, aynı zamanda bir de haktır. Personel alımında, ideolojinin, yeteneğin önüne geçtiği dönemlerde, Silahlı Kuvvetler Milletin silahlı gücü olmaktan çıkar, bir kısım zümre, grup ve ideolojilere hizmet eden güç haline gelir. Askerlik yapma hakkından mahrum bırakılmanın acısını en çok YAŞ mağdurları bilirler. Silahlı Kuvvetlere personel alımı imkanını ellerinde bulunduranların ideolojisine uygun olmayanların profesyonel kadrolara girmeleri engellenir, ama yükümlü olarak Silahlı Kuvvetlerin bünyesinde vatan savunması görevi üslenebilirler. İslâm inancına göre, halis niyetle ve salih amelle yapılmış 15 aylık askerlik, gece-gündüz 1500 sene nafile ibadet yapma sevabını kazandırır. Bu inançlı insanlar için vazgeçilemeyecek bir haktır. Yükümlülüğün meşakkati ile mukayese bile edilemez.

f- Başlangıçta, kadrolar küçültülüp çekirdek haline getirilebilir. Ancak zaman içinde, çekirdek kadroların yetersiz hale geleceğine kesin gözü ile bakılmalıdır. Bugünkü barış kadroları zaten hizmetlerin yürütülmesi için asgari yeterli miktardır. Yani profesyonel kadroların da silahlı kuvvetlerimizin şimdiki barış kadroları sayısında olması gerekir. Bu da personel giderlerinin asgari yıllık 18-20 Milyar TL olması anlamına gelir. Yani profesyonel orduda sadece personel giderleri MSB’ nin 2010 yılı bütçesinden (2010 yılı bütçesi 15,118 Milyar TL) fazladır. Silahlı Kuvvetlerin modernizasyon ve işletme giderleri için bir bu kadar daha kaynağa ihtiyaç duyulacaktır. Personeli profesyonel yapacağız ama, ya kadrolar boş kalacak; ya da profesyonel personel, demode ve gayri faal silah ve teçhizat ile görev yapacak. Ya da savunma bütçesinin en az 2 misli arttırılması gerekecektir.

g-Çok teknik ve modern silahların (uçak, gemilerin atış kontrol sistemleri, tankların atış kontrol sistemleri, füze sistemlerinin nişancıları gibi) kritik mürettebatı ile özel harekât timlerinin personeli profesyonel askerlerden oluşabilir. Halen bu personelin %90’ına yakını zaten profesyoneldir.

h- İç güvenlik harekâtı ve terörle mücadele özel bir durumdur. Aslında bu tür mücadele için, Özel Kuvvetler Komutanlığına bağlı özel harekât timleri mevcuttur. Harekât ihtiyacına yetecek derecede bu birliklerin miktar ve kadrolarını, geçici olarak arttırmak yeterlidir. Hizmet tamamlanınca kadrolar tekrar ihtiyaç miktarına indirilebilir.


TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDE NASIL BİR ASKERLİK SİSTEMİ UYGULANMALIDIR?

TSK 'nin Vazifesi Yeniden Belirlenmelidir. Her şeyden önce Türk Silahlı kuvvetlerinin (TSK) vazifesinin yeniden tarif edilmesi gerekmektedir. İç Hizmet Kanunun 35. maddesi ile TSK 'ne verilen vazife 1 değiştirilmelidir.


Silahlı kuvvetlerimiz; 

* Milli hedeflere ulaşmak için tespit edilen milli politikaları desteklemek,

* Yurdumuza karşı, sınır ötesinden gelebilecek silahlı tecavüzleri caydırmak,

* Tecavüzü, vaki olmadan önce sınır ötesinde önlemek, 
* Vaki olduğu halde de yurdumuzu topyekûn savunma esasına göre savunmakla görevlendirilmelidir.

İç güvenlik ve terörle mücadele görevi TSK 'inden alınıp İçişleri Bakanlığına verilmelidir.  Böyle bir vazife verilmesi halinde, iç güvenliğin ve terörle mücadelenin Silahlı Kuvvetlerin sorumluluk alanı dışına çıkarılması, TSK 'ne sadece dış tehditlere karşı savunma görevi verilmesi gerekir. İç güvenlik ve terörle mücadele, tamamen İçişleri Bakanlığının sorumluluğuna bırakılmalıdır. Jandarma Genel Komutanlığının Genelkurmay Başkanlığı ile olan organik bağları koparılıp, her yönüyle İçişleri Bakanlığına bağlı, profesyonel personelden oluşan bir kolluk kuvveti haline getirilmelidir. Bunun için, Silahlı Kuvvetler bünyesinde oluşturulmuş, profesyonel kadrolu komando tugayları ile, iç güvenlik amacıyla eğitilmiş birlikler, gönüllülük esasına göre jandarma Genel Komutanlığına bağlanmalıdır. Böylece, sınırlarımız içindeki terörle mücadele ve iç güvenlik harekatı, yetişmiş, profesyonel kolluk kuvvetleri ile yerine getirilme imkanı sağlanmış olacaktır. 

 

Terörün dış silahlı destek ve bağlantıları ile mücadele görevi Silahlı Kuvvetlere verilmelidir. Bu görev için en uygun birlik Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığıdır. Özel Kuvvetler Komutanlığı kuruluşuna yeteri kadar komando, hava indirme, helikopter birlikleri ve hava gücü de verilerek, tamamen profesyonel hale getirilmelidir. Kolordu büyüklüğünde teşkilatlandırılan bu kuvvet, Ülkemizdeki teröre üs veren ve destekleyen komşu ülkelerin sınırına konuşlandırılmalı, sınır ötesindeki terörist üst ve tesisleri hedef olarak verilmelidir. Alçak düzeyli çatışmalar için yetişmiş ve donanımlı birlikler barıştan itibaren hazır olmalıdır. Sınır ötesinden ani gelişecek tehditlere karşı kullanılmak üzere, Doğu ve Güneydoğu Anadolu için 9. Kolordu, Batı Anadolu ve Trakya için de 5. Kolordu, kuruluşlarında, zırhlı, mekanize, komando, ana indirme tugayları, olduğu halde profesyonel hale getirilmelidir. Ayrıca, milli dış politikalarımıza uygun olarak, sınır ötesi dost ve müttefik ülkeleri desteklemek ve birleşik harekât yapmak üzere, merkezde 4. kolordu da profesyonel hale getirilmelidir. Deniz ve Hava Kuvvetleri bütün unsurları ile profesyonel hale getirilmelidir. Topyekûn savunma için zorunlu askerlik gereklidir.

 

Ülkemizin jeopolitik konumu, topyekûn savaş için hazırlıklı olmayı gerektirmektedir. Bu nedenle, zorunlu askerlik devam etmelidir; ancak, barış zamanındaki zorunlu hizmet, eğitim amaçlı olmalı, sınır ötesi terörle mücadele dahil alçak düzeyli çatışmalar için profesyonel kadrolu birlikler hazır tutulurken, yükümlüler sefer görevleri için yetiştirilmelidir. Tek tip askerlik olmalıdır. Yükümlülerin tahsil seviyesi, Kadroların gerektirdiği rütbe ve kıdemlerin verilmesi sırasında dikkate alınmalıdır. Bedelli askerlik uygulamaları engellenmelidir. Muvazzaflık süresi 12 ay, ihtiyatlık eğitimi de ihtiyatlık döneminin toplamı için, 15 er günlük iki dönem olmalıdır. Profesyonel Kolorduların dışındaki kolordular kadro ve teşkilatı içinde eğitim kolordusu olarak, hizmet yapmalıdır.


Yükümlüler kolordulara blok olarak tertip edilmeli, hizmetin ilk dört ayı temel eğitim, ikinci dört ayı manga, takım bölük eğitimi ve tatbikatı, üçüncü dört ayı da tabur eğitimi ve tatbikatı şeklinde yapılmalıdır. Yükümlüler, muharebe, muharebe destek ve muharebe hizmet destek birliklerinin unsurlarında görevlendirilmeli, karargâh ve geri hizmetlerde istihdam edilmemelidir.
İhtiyat eğitimi de, birlik seferberliği şeklinde ve muharebe görevi tatbikatı olarak gerçekleştirilmelidir. Zorunlu eğitime tabi tutulan yükümlüler, gönüllülük esasına ve yeterliliklerine göre, profesyonel kadroların ihtiyaçları için ve Jandarma Genel Komutanlığının terörle mücadele birliklerinin tedarik kaynağı olarak değerlendirilmelidir. 

Topyekûn Savunma organizasyonu içinde Gayri Nizami Harbin (GNH) Teşkilatlandırılması unutulmamalıdır. Ülkemizin işgal edilen bölgelerinde, mukavemetin ve meşru devlet otoritesinin devam ettirilebilmesi için, barış zamanından itibaren, yükümlü yedeklerden GNH Teşkilatlandırılıp eğitilmelidir. Bu gücün iç politik mücadelelere alet edilmemesi için aşağıdaki tedbirler alınmalıdır.

*Gayri Nizami Harp unsurları kesinlikle, Ülkenin fiili olarak, düşman silahlı kuvvetleri tarafından işgal edilen bölgelerinde ve düşman gerisinde görev yapacak şekilde dizayn edilmelidir. Bunun dışındaki zaman, durum ve yerlerde aktif görev verilmeleri ve yapmaları engellenmelidir.

*Sefer görevi olarak, GNH Teşkilatında görev verilecek personel, TSK’nin muvazzaf profesyonel personeli gibi düşünülmeli, bir siyasi partiye veya herhangi bir derneğe üye olmasını önleyecek hükümler konulmalı, hatta GNH görevlerine son verildikten sonra bile aktif siyasete girmeleri engellenmelidir.


*GNH Teşkilatında görev verilecek personelin Kamu Hizmetinde görev alması da engellenmelidir.


*GNH Teşkilatında görev verilen personel bilgileri ve envanterine sokulan silah ve malzeme kütüklerinin birer sureti Cumhurbaşkanlığı makamında da bulundurulmalıdır. Böylece, hem ideolojik bir kadrolaşma önlenebilir, hem de “b” ve “c” fıkralarında istenen hususlar kontrol edilebilir.


*GNH Teşkilatının personel ve malzeme envanterleri ile teşkilatlanma ve savaşa hazırlık durumları, Cumhurbaşkanlığınca görevlendirilecek ehil heyetler tarafından periyodik olarak denetlenmelidir.
Silahlı Kuvvetler Küçültülmelidir.

Genelkurmay, Ordu Komutanlıkları, Donanma Komutanlığı ve Taktik Hava Kuvvet karargahları komuta-kontrol karargahları haline dönüştürülmelidir.Ordu evleri, askeri kamplar, askeri gazinolar, askerlik şubeleri, asker hastaneleri ve askeri mahkemeler sivilleştirilmelidir. Silahlı Kuvvetler Siyasetin dışına çıkarılmalıdır.


*Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda, Silahlı Kuvvetlerimizin üstlendiği, Cumhuriyeti koruma ve kollama misyonu, Devletin Yasama, Yargı ve Yürütme Erkleri ile bilinçlenmiş sivil toplum kuruluşları tarafından etkili bir şekilde üstlenilebileceğinden, artık bu görev silahlı kuvvetlerimizden alınmalıdır. Bunun için TSK İç Hizmet Kanunun 35 inci maddesi, TSK'nin, idareye re'sen el koymasına yasal dayanak yapılamayacak şekilde değiştirilmelidir.


*Genelkurmay Başkanı dahil beş Orgeneralin Milli Güvenlik Kuruluna üye olması, Silahlı Kuvvetlerimizin üst Komuta Kademesini ve Karargahlarını iç ve dış siyaset ile aktif olarak ilgilenmek mecburiyetinde bırakmaktadır. Olumsuzluklara sebep olan bu durumun düzeltilmesi için MGK 'nun oluşumu ve görevleri ile ilgili yasal mevzuat yeniden düzenlenmelidir.

*Milli Güvenlik Siyaseti Belgesinde (MGSB) belirtilen iç tehditlere karşı tedbir alma görevi verildiğinden, Genelkurmay Başkanlığınca hazırlanan “İrtica İle Mücadele” ve benzeri iç güvenlik görevlerine ait planlar, TSK’yi millete karşı savunma planları hazırlayan, Milletin bir kısmını tehdit ve düşman olarak algılayan bir güç konumuna sokmakta ve Millet ile TSK'nin arasına büyük uçurumlar koymaktadır. Bu tür tehditler, asayiş meselesi olarak algılanmalı ve bertaraf edilmesi görevi Silahlı Kuvvetlere verilmemelidir. Silahlı Kuvvetler personeli, savaş hukukuna göre yetiştirildiğinden, iç güvenlik görevlerinde kullanılması, kendi vatandaşlarımıza karşı hukuk dışı uygulamalara sebep olmaktadır. İç güvenlik ve asayiş görevleri, hukuk nosyonuna sahip güvenlik güçleri tarafından üstlenilmeli, Silahlı Kuvvetler, tamamen dış tehditlere karşı donatılıp eğitilmelidir. Bu nedenle, Silahlı Kuvvetlerimiz, aşamalı olarak aktif iç güvenlik görevlerinden çekilmelidir.


*Yüksek Askerî Şûra, Silahlı Kuvvetlerimiz ile ilgili Kanun, Tüzük ve Yönetmelik Taslakları, Strateji, konsept, hedef ve ana programlar hakkında görüşler bildiren bir istişare organıdır. 1982 Anayasası ve daha sonra 926 sayılı TSK Personel Kanununda yapılan değişikliklerle, bu kurula verilen yetkiler ve bu yetkilerin yargı denetimi dışında tutulması, YAŞ'nın hukuk dışı uygulamalar yapan bir kurum olarak algılanmasına ve bazen de keyfiliğe sebep olmaktadır. Askerliğin temeli disiplin, disiplinin olmazsa olmazı da İTAAT ve HUKUKA riayettir. Her ne sebep olursa olsun, idarî işlemler yargı denetimine kapalı olmamalıdır. Bunun için Anayasa'da ve Kanunlarda gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.


*Kuruluş amacı Askerî Disiplinin temini olan Askerî Mahkemelerde, askerî sistem içinde, hakim güvencesi zedelendiğinden, yargı birliği sağlanacak şekilde, ama askerî disiplinin zedelenmesini önleyecek tedbirler alınarak, Askerî Yargı Sistemi yeniden düzenlenmelidir.


*Kuvvet Komutanlıkları kuruluşunda bulunan askerî okullar Milli Savunma Bakanlığına bağlanmalı; askere alma işlemi ve sorumluluğu, yükümlülerde olduğu gibi profesyonel personelde de MSB lığına bırakılmalıdır. Uygulamalı eğitimi içeren sınıf okulları ise Kuvvet Komutanlıklarına bırakılmalıdır.


*Jandarma Genel Komutanlığının, Genelkurmay ile organik bağı koparılmalıdır.

MECBURİ HİZMET SÜRESİ:

Askerlik görevi önemli görevlerden ve stratejik bilgilerden oluştuğu için , örneğin patlayıcı maddeler ve gayri nizami harp gibi eğitimler alacağından mecburi hizmet kısa olursa askerler sivil hayata geçtiğinde istenmeyen karanlık yollara tevessül edebilirler, bu da ülke için tehdit oluşturacağından mecburi hizmetin en az 15 yıl olması gerekir.

 

SONUÇ:

Profesyonel askerlik ve bedelli askerlik meselesi, topyekûn savunma ihtiyacı da göz önünde bulundurularak bir bütün olarak değerlendirilmelidir.


*Deniz Kuvvetleri ve Hava Kuvvetleri ile Kara Kuvvetlerinden üç kolordu ve Özel Kuvvetler Komutanlıkları profesyonel hale getirilmelidir.


*Zorunlu askerlik devam ettirilmeli, muvazzaflık süresi 12 ay, yedeklik dönemi için eğitim süresi toplam bir ay olmalıdır.


*Bedelli askerlik uygulaması engellenmelidir.


*Genelkurmay, Ordu Komutanlıkları, Donanma Komutanlığı ve Taktik Hava Kuvvet karargahları komuta-kontrol karargahları haline dönüştürülerek;Ordu evleri, askeri kamplar, askeri gazinolar, askerlik şubeleri, asker hastaneleri ve askeri mahkemeler sivilleştirilerek, TSK küçültülmelidir.

* GNH Organizasyonu güçlendirilmelidir.


* TSK siyaset dışında tutulmalıdır. 

“Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumaktır.”

ASKERLİK KUTSAL BİR VATAN HİZMETİDİR

YÜKÜMLÜLÜK OLDUĞU KADAR, BİR HAKTIR DA!

NOT: Bu proje, kurucusu ve üyesi olduğum ASDER (Adaleti Savunanlar Derneği) Onursal Başkanı Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi ve TSK’ dan dan ayrılmış uzman bir ekibin görüş ve düşünceleri alınarak hazırlanmıştır.

 

 

DOÇ. DR. MEHMET NACİ EFE

  • LinkedIn Sosyal Simge
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram

© Doç.Dr. MEHMET NACİ EFE

Ziyaretçi Sayısı: